Kudüs, 27 Nisan, 2025 (TPS-IL) — Yaşlanma ve hastalıklarla mücadele edebilecek tedaviler için yeni bir umut sunan bilim insanları, belirli protein modifikasyonlarının memelilerin bu sorunlara nasıl direndiğine dair evrimsel bilgiler ortaya çıkardıklarını Pazar günü duyurdu.
İnsan ömrü son yıllarda önemli ölçüde artmış olsa da, bu ilerlemeye yaşa bağlı hastalıkların artışı eşlik etmiştir. Bilim insanları sadece yaşam süresini değil, aynı zamanda sağlık süresini de uzatmanın yollarını ararken, yaşlanmanın ardındaki biyolojik mekanizmaların daha derinlemesine anlaşılması kritik önem taşımaktadır, diye belirttiler Bar-Ilan Üniversitesi’nden bilim insanları. Yaşam süresi bir insanın ne kadar yaşadığını ifade ederken, sağlık süresi bir insanın sağlıklı olarak ne kadar yaşadığını ifade eder.
Yeni araştırma, balinalar gibi uzun ömürlü memelilerin, büyük boyutlarına ve vücutlarındaki önemli sayıda hücreye rağmen yaygın yaşa bağlı hastalıklardan nasıl kaçındıklarına ışık tutuyor. Hakemli Nature Communications dergisinde yayınlanan bulgular, kanser, Alzheimer ve diyabet gibi, insan nüfusu yaşlandıkça artış gösteren hastalıkları önleyebilecek potansiyel terapiler öneriyor.
Bar-Ilan Üniversitesi Sagol Sağlıklı İnsan Ömrü Merkezi’nden Prof. Haim Cohen liderliğinde ve Hayfa Üniversitesi’nden Dr. Sagi Snir ile işbirliği içinde yürütülen çalışma, PHARAOH (Positive posttranslational Modifications Regulator of Healthspan) adlı yeni bir hesaplamalı araç kullandı. Doktora öğrencisi Sarit Feldman-Trabelsi tarafından geliştirilen PHARAOH, farklı yaşam sürelerine sahip 107 memeli türü arasındaki protein dizilerini karşılaştırarak, uzun ömürlü türlerde zenginleşmiş post-translasyonel modifikasyonları (PTM’ler)—proteinlerdeki kimyasal değişiklikleri—belirliyor.
Cohen, “Bulgularımız, protein modifikasyonlarının yaşa bağlı hastalıklara karşı nasıl koruma sağlayabileceğini ve daha uzun, daha sağlıklı yaşamları nasıl teşvik edebileceğini anlamaya yönelik umut verici bir yol sunuyor” dedi.
Bu yaklaşımla araştırmacılar, yaşlanma ve hastalıklara karşı gelişmiş dirençle bağlantılı belirli PTM’leri belirlediler. Ayrıca bu modifikasyonların hücresel korumada kritik roller oynadığını deneysel olarak doğruladılar. Bu keşiflerin potansiyel uygulamaları, özellikle yaşa bağlı durumlar için yeni terapiler ve önleyici tedbirler geliştirilmesinde derin etkilere sahiptir.
Cohen, “Ömrü uzatan PTM’leri belirleyerek, bu doğal, evrimsel olarak korunmuş mekanizmaları taklit eden terapötik stratejileri keşfetmeye başlayabiliriz” dedi.
Çalışmanın en umut verici sonuçlarından biri, belirlenen PTM’leri taklit eden veya güçlendiren tedaviler geliştirme olasılığıdır. Bu tedaviler, hücresel dirençte rol oynayan proteinleri hedefleyerek kanser, Alzheimer ve diyabet gibi yaşa bağlı hastalıklara karşı koruma sağlamaya yardımcı olabilir. Özellikle araştırma, balinalar gibi büyük memelilerde bulunan belirli PTM’lerin, daha fazla hücre sayısına rağmen kansere karşı doğal bir savunma sunabileceğini öne sürüyor. Bu içgörü, bu hayvanların koruyucu mekanizmalarından esinlenen yeni kanser önleme stratejilerinin geliştirilmesine yol açabilir.
Ayrıca, bulgular CRISPR gibi gen düzenleme teknolojilerinin, insan hücrelerine faydalı PTM’lerin tanıtılması olasılığını gündeme getiriyor. Bu, yaşlanma sürecini yavaşlatmak veya yaşa bağlı hastalıkları tamamen önlemek için yeni bir yaklaşım sağlayabilir. Çalışma ayrıca, doktorların bireyin PTM profiline göre tedavileri kişiselleştirebileceği kişiselleştirilmiş tıp potansiyeline de işaret ediyor.
Belirlenen PTM’ler, yaşlanma için biyobelirteçler olarak da hizmet edebilir ve doktorların kan testleriyle bir kişinin yaşa bağlı hastalık riskini değerlendirmesine olanak tanır. Bu, daha erken müdahale ve daha etkili önleme stratejilerine yol açabilir.




